Archive for the ‘Sarışın Fıkraları’ Category

Karlı oyun

Haziran 8, 2008

New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın aptal görünüşlü bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. kabul görünce oyunu anlatıyor;
– Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim . Ve ilk soruyu soruyor;
– Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır? .
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış. Soru sorma sırası sarışına gelmiş;
– Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen şey nedir? .
Adam dakikalarca düşünmüş… Yanıtı bulamamış. Cüzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş;
– Cevap ne? .
– Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış

37 Ekran Tv

Haziran 8, 2008

Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor.
Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyer yaklaşıp;
-Şurdaki 37 Ekran Tvnin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer;
-Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der.

Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder. Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaş yaparak kendini esmerleştirir. Aynı dükkana gene gelir. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar;
-37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba?
Kasiyer;
-Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.

Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar.
-Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?

Kasiyer cevap verir;
-Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın.

Amerika Yolcusu

Haziran 8, 2008

Günün birinde İstanbul da sarışının biri hayat tan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.
Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup;
– Bak, yaşaman için çok neden var, yarın sabah gemim Amerika ya gitmek üzere demir alacak, eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim, sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım demiş.
Sarışın bakmış kaybeMayek bir şey yok belki de Amerika ya gidip yeni bir başlanğıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış. Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabah a kadar sevişiyorlarmış.
Birkaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış. Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da;
– Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım, o bana hergün yemek getiriyor ve Amerika ya gitmemi sağlıyor, ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum . demiş.
Kaptan;
– Seninle seviştiği kesin küçük hanım demiş.
– Yalnız bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru …

Kadın Mantığı

Haziran 8, 2008

Kocası sabah karanlığında balığa çıkmayı, sarışın kadınsa kitap okumayı çok seviyormuş. Bir gün Adam bir kaç saat balık avından sonra eve yorgun bir şekilde gelir ve uyumak için yatağa geçer. Sarışında fırsat bu fırsat deyip kocasının kayığına binip, çevreyi tanımadığı halde denizde biraz açılır, sonra bir yerde durur ve kitabını eline alıp okumaya başlar. Bir süre sonra güvenlik gelir ve sarışına;
– Günaydın, siz burada ne yapıyorsunuz .
diye sorar.
Sarışında;
– Okuyorum der.
Bunun üzerine Görevli adam;
– Burada avlanmak yasak der.
Sarışında;
– Ben zaten avlanmıyorum ki, görüyorsunuz der.
Görevlide;
– Ama gördüğüm kadarıyla avlanmak için gerekli olan tüm
takımlar yanınızda. Sizi maalesef buradan götürüp ceza yazmak zorundayım der.
Sarışında;
– Eğer siz bunu yaparsanız bende size tecavüz davası açarım der. Görevlide;
– Fakat ben size dokunmadım bile der.
Bunun üzerine Sarışın;
– Ama gördüğüm kadarıyla tüm takımlarınız yanınızda diye cevap verir.

Sen beni ne sandın

Haziran 8, 2008

Adamın biri çok lüks bir restorana girmiş yemeğini ısmarlamış gelmesini beklerken bir bakmış yan masada sarışın, iri göğüslü uzun bacaklı bir fıstık bir süre ağzı 5 karış açık vaziyette baktıktan sonra dayanamamış garsonu çağırmış;
– Yan masadaki şu nefis yaratığı görüyomusun ona en pahalı şarabınızdan ısmarlamak istiyorum .
Böylece garson restorandaki en pahalı şaraptan 1 şişeyi bizim fıstığa götürmüş kadın bir şişeye bakmış bir adama bakmış ve çantasından bir kağıt çıkarıp bişiler yazmış, adama götürmesi için garsona vermiş.
Garson kağıdı adama vermiş adam bir bakmış ki şöyle yazıyor;
– Bayım, eğer garajınızda son model bir BMW, banka hesabınızda 10 milyon ve bacaklarınızın arasında da 20 cm lik bir şeyiniz varsa gönderdiğiniz şişeyi zevkle kabul ederim .
Adam bunları okuduktan sonra bir an durmuş, o da bir kağıt çıkarıp bişiler karalamış ve garsona vermiş;
– bayana götür bunu demiş garson notu götürmüş sarışın afet kağıdı açmış ve aynen şöyle yazıyor;
– SaMaye bilmeni istedim benim garajımda bir Ferrari Testarosa, bir BMW 850iL ve bir de Mercedes 560SEL var, banka hesabımda ise tam 30 milyon dolar var ama senin gibi muhteşem bir kadın için bile 3 cm. kestirmeye hiç niyetim yok onun için şişeyi geri gönder…

Usta dişçi

Haziran 8, 2008

Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade seksi sarışının yanına oturmuş. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin edersiniz. Hanği kapıyı… Yatak odasının kapısını tabii. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine uzanırlarken seksi sarışın sormuş;
– Siz dişçisiniz galiba .
adam;
– Evet demiş.
– Nerden anladınız? .
– Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle, ne kadar titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de .
Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış;
– Siz saMaye dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi olmalısınız .
Adam hafiften kasılmış. Yatağın baş ucundaki sigara paketine uzanırken mağrur mağrur sormuş;
– Peki bunu nerden anladınız? .
– Hiçbir şey hissetmedim de …

Kalk kendin al

Haziran 8, 2008

Soğuk ve karlı bir günde bir işadamıyla sarışın sekreteri yollarını kaybetmişler ve bir ormanda kaybolmuşlar.
Bir süre sonrada arabaları bozulmuş ve arabayı terketmek zorunda kalmışlar.
Zor ve uzun bir yürüyüşten sonra ormanın içinde bir kulübe bulmuşler ve kendilerini hemen bu kulübenin içine atmışlar.
Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürüde battaniye olduğunu görürmüşler.
Adam bir centilmen olarak sekretere onun yatakta yatabileceğini söylemiş ve kendide uyku tulumu alıp yere yatmış.
Adam yattıktan birkaç dakika sonra sarışından bir ses gelmiş,
– Efendim, ben çok üşüyorum.
Adam tulumun fermuarını açmış ve kalkıp sarışına bir battaniye vermiş ve sonra yine yatmış.
Tam uyumak üzereyken sarışın yine,
– Efendim, ben hala çok üşüyorum! demiş.
Adam yine fermuarını açmış, kalkmış ve sarışına bir battaniye daha vermiş.
Sonra aynı sakinlikle uyku tulumunun içine girip, fermuarı çekmiş.
Tam uykuya dalacağı sırada sarışın yine,
– Efendim, ama ben çooooook üşüyorum. demiş.
Adam sarışına dönüp,
– Burası ıssız bir yer. Ne olduğunu kimse görmez. İstiyorsan bir geceliğine karı-koca gibi davranabiliriz. demiş.
Sarışın cilvelenerek,
– Tabii efendim siz nasıl isterseniz. demiş.
Bunun üzerine adam avazı çıktığı kadar bağırmış,
– Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!!!!!”.

Soygun

Haziran 8, 2008

Sarışın ile esmer köşeyi kolay dönmek için banka soymaya karar vermişler…
Esmer bütün gece oturup plan yapmış… Sabah masanın üzerine kağıtları sermiş, soyğunu tüm ayrıntıları ile sarışına anlatmış.
– İyi anladın değil mi? diye sormuş.
– Burası küçük bir semt bankası Bir tek güvenlik görevlisi var işi üç dakikada bitirirsin, ben seni arabada bekleyeceğim .
Binmişler arabaya, gitmişler bankaya esmer motoru çalışır tutarak direksiyonda beklerken, sarışın bankaya girmiş.
5 dk. geçmiş, 10 dk. geçmiş, 15 dk. geçmiş, esmer korkmaya başlamış
tam gaza basıp kaçmaya karar vermişken, bankanın kapısı büyük bir gümbürtüyle sonuna kadar açılmış…
Önde sarışın elinde bir ip… İpin ucuna kasa bağlanmış, sürükleye sürükleye arabaya koşmaya çalışıyor…
Arkasından güvenlik görevlisi;
– DUR diye bağırarak ateş ediyor Ama koşamıyor çünkü pantolonu ve iç çamaşırı dizlerinden aşağıya inmiş sarışın arabaya atlamış esmer gaza basmış ve öfkeyle seslenmiş;
– Bir de bana planı tam anladığını söylemiştin .
– Anladım tabii .
– Ben sana GÜVENLİK GÖREVLİSİNİ BAGLA, KASAYI BOŞALT demiştim gerzek .

Sorun Ne?

Haziran 8, 2008

Bir profesor 3 kız öğrencisinin ” durum degerlendirmesi” yeteneklerini sınamak istemiş… Durumu anlatmış üçüne de ..

-“Denizde bir salın uzerinde yarı çıplak ve yapayanlızsinız. Birden içi erkek dolu bir teknenin size doğru geldiğini görüyorsunuz. Hallerinden belli, bu balıkçı teknesi aylardır denizde ve hiçbiri aylardir kadın yüzü görmemiş. Hepsi aç kurt gibi size bakıyor. Sorunu çözmek için ne yaparsınız. ?”

Kumral kız yanıt vermiş…

-” Salın yönünü akıntıya doğru çevirir, kaçmaya çalışırım…”

Esmer olan daha kabadayı çıkmış…

-” Yanımda bir rambo bıçağı var..Ona sıkı sıkı sarılır, bakalım sala atlayacak erkek kimmiş beklerim…”

Sarışın başını iki yana sallamış…

-” Durumu anladık Hocam da , sorun ne?”

Ayna

Haziran 8, 2008

Sarışın Kumral ve esmer olmak üzere üç kişi teker teker aynanın karşısına geçmiş bu ayna karşısında yalan söyleyenler kayboluyormuş. esmer aynanın karşısına geçince;
– ben dünyanın en güzeli olduğumu düşünüyorum demiş ve kaybolmuş. kumral;
– aynada kendine bakıp düşünüyorum da ne kadar çekici bir insanım demiş ve o da yokolmuş sıra sarışına gelince o da;
– ben düşünüyorum der demez yokolmuş…


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.